-->

Bilgi Yönetiminde Öncü Oluşum

Bilgi Yönetiminde Öncü Oluşum

Yayınlanan tüm içeriği görebilmeniz için e-posta aboneliği yapmanız gerekmektedir..
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2018 Cumartesi

AB’den Revize Edilmiş Yenilenebilir Enerji 2030 Hedefi!

Avrupa Birliği üyesi ülkeler tarafından 2030 yılına kadar enerjinin en az yüzde 27’sinin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi hedefi yükseltilerek yüzde 35’e çıkartıldı.
Avrupa Parlamentosu (AP) 2030 yılına kadar AB ülkeleri için yüzde 35 yenilenebilir enerji hedefinde uzlaştı. Yüzde 35 hedefi parlamentonun Sanayi, Araştırma ve Enerji Komitesi (ITRE)’nin Kasım’da belirlediği hedef ile aynı olmasına rağmen AB üye ülkelerin Aralık’ta uzlaşmaya vardığı hedeften 8 puan daha yüksek.
AP ve Avrupa Konseyi ortak anlaşmaya ulaşmak için komisyon ile üçlü görüşme gerçekleştirecek.
Devamını Oku ...

Elektrik Yatırımlarında 2017’nin Lideri Güneş Oldu

Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesi 2017 sonu itibari ile 85.200 MW’a ulaştı.
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından açıklanan verilere göre yıllık artış ise 6.702,6 MW oldu.
2017’deki en yüksek artışı ise lisansız güneş enerjisi yatırımları sağladı.
TEİAŞ verilerine göre 2016 sonu itibari ile 832,5 MW olan Türkiye’nin güneş enerjisine dayalı elektrik üretim kapasitesi, 2017’de 2.588,2 MW artış ile 3.420,70 MW’a ulaştı.
Geçtiğimiz yıl toplam kurulu güçleri 2.583,2 MW olan 2.570 lisanssız güneş enerjisi projesi devreye alınırken, bir lisanslı projenin de 5 MW’lık bölümü devreye girdi.
Yalnızca Aralık ayındaki artış ise 1.175 MW oldu.
Güneşten sonra en yüksek artış rakamı ise 1.320 MW ile ithal kömüre dayalı termik santral yatırımlarından kaynaklandı. Geçtiğimiz yıl doğal gaza dayalı elektrik üretim kapasitesi ise 907,6 MW artış gösterdi.
Rüzgar enerjisine dayalı elektrik üretim kapasitesi ise 743,8 MW’ı lisanslı, 21,1 MW’ı lisanssız alanda olmak üzere 2017’de 764,9 MW artarak 6.516,2 MW’a ulaştı.
2017’de jeotermal enerjiye dayalı elektrik üretim kapasitesi ise 242,8 MW’lık artış ile 1.063,7 MW’a ulaştı.
Devamını Oku ...

7 Mart 2016 Pazartesi

Türkiye Yenilebilir Enerjide Potansiyelini Kullanamıyor


İklim değişikliğini önlemek için ülkelerin uzlaştıkları Paris Anlaşması’ndan sonra enerji politikaları enerji politikaları çevreci sivil toplum örgütleri ve devlet temsilcilerinin katılımıyla ele alındı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın çevrecilerin düzenlediği bir toplantıya üst düzey bir yetkili göndermesi Paris’in yansıması olarak değerlendirildi

Önde gelen çevreci sivil toplum kuruluşlarından olan TEMA, WWF ve Greenpeace İstanbul’da Paris Anlaşması Sonrası Enerji Politikaları Paneli başlıkturkiye-yenilebilir-enerjide-potansiyelini-kullanamiyorlı bir panel düzenledi. Yöneticiliğini TEMA Vakfı Genel Müdürü Barış Karapınar’ın yaptığı panele Almanya’nın Agora Enerji Dönüşümü Ajansı Direktörü Yardımcısı Markus Steigenberger, GÜNDER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Bayraktar, TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Nilgün Ş. Açıkalın katıldı.

Panelin yöneticisi TEMA Vakfı Genel Müdürü Doç. Dr. Barış Karapınar, Paris Anlaşması’nda ülkelerin beyan ettikleri sera gazı indirimlerinin 3-4 derecelik sıcaklık artışı getireceğini söyledi. Bununla, 1,5 derecelik hedefle niyet arasında büyük bir uçurum olduğuna dikkat çekti. Karapınar, bu ciddi uçurumu kapatmak için hızlıca karbonsuzlaşarak yenilenebilir enerjiye dönülmesi ve fosil yakıtların da önemli bölümünün yer altında bırakılmasının şart olduğunu söyledi.

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven rüzgâr enerjisinde Türkiye ve dünyadaki durumu anlattı. Dünyada 340 gigavat kurulu gücünde rüzgar santrali olduğunu belirten Ataseven, Türkiye’de ise 4800’e megavata ulaştığına dikkat çekti. Türkiye’de kurulu gücün 6 yıldır artmasına rağmen yetersiz olduğuna dikkat çeken Ataseven, Türkiye’nin yüzölçümünün yarısı kadar olan Almanya’daki kurulu gücün 10 kat fazla olduğunu belirtti. Ataseven’in verdiği bilgiye göre Türkiye’de 2015’te 956 megavat santral işletmeye alındı. 2023 hedefi 20 bin megavat. Bu hedefe ulaşmak için her yıl 2 bin megavat işletmeye alınması gerekiyor. Bunun içinde Türkiye’nin daha planlı bir politika geliştirmesi şart.

Panelde dinleyicileri güldüren diyaloglar da yaşandı. GÜNDER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Bayraktar şuanda Türkiye’nin elektrikteki kurulu gücü 73 bin gigavat olduğunu, güneşte ise bu rakamın sadece 2490 megavatının güneş olduğunu kaydetti. Bayraktar, Anadolu’da üretebilecek güneş enerjisi 500 bin gigawat olduğunu dile getirdi. Bu arada söz alan Markus Steinberger, Almanya’nın yüzölçümünün Türkiye’nin yarısı kadar olmasına, güneş ışınımının da düşük olmasına rağmen toplam güneş potansiyelinin 275 bin gigawat olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin potansiyelinin 500 bin megawattan daha yüksek olması gerektiğine dikkat çekti. Yabancı konuktan gelen uyarı üzerine Bayraktar, devletin rakamlarına güvenmediğini söyledi.

Devamını Oku ...

18 Şubat 2016 Perşembe

Türkiye'de Ulaştırma Planlamasında İnsan Odaklı yeni bir Dönem


Avrupa Birliği AB standartlarında yeni bir Ulusal Ulaştırma Ana Planı'nın hazırlanmasında Türkiye'ye destek sağlıyor. AB Türkiye Büyükelçisi Sayın Hansjörg Haber ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali Yıldırım, 17 Şubat 2016 günü 10:30'da Ankara Sheraton Kongre Merkezinde düzenlenecek törenle planın hazırlıklarını başlatacaklar.

Türkiye, AB'nin mali işbirliği ve bilgi paylaşımı ile AB standartlarına uygun ilk Ulusal Ulaştırma Ana Planını hazırlayacaktır. Plan Türkiye'nin ulaştırma planlama yöntemini değiştirerek, insan ihtiyaçlarına ve toplumsal faydalara daha fazla odaklanmak suretiyle daha sürdürülebilir bir yaklaşıma doğru geçmesini sağlayacaktır. Söz konusu plan 20 yıllık bir süre zarfında ülke genelinde havayolu, demiryolu, deniz ve kara olmak üzere tüm ulaştırma türlerinde uygulanacaktır. Türkiye'nin milyarlarca Avroluk bir ölçekle gerçekleşmesi beklenen ulaştırma projelerinin tümüne bu plan çerçevesinde karar verilecektir. Plan ayrıca Türkiye'nin ulaştırma ağının trans-Avrupa ağlarıyla daha iyi bütünleşmesine yardımcı olacaktır

Herkes için Sürdürülebilir, Erişilebilir, Rekabetçi Ulaştırma

AB'nin bu alana verdiği desteğin genel amacı, Türkiye için hızlı, güvenli, teknolojik olarak yenilikçi ve sürdürülebilir bir ulaştırma ağı oluşturulmasını sağlamaktır. Plan, yeni bir sürdürülebilirlik perspektifinden, ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınması için gerekli ulaştırma altyapısı ve ağını tespit edecektir. Ayrıca ulusal ulaştırma ana planı kapsamında belediyeler için kentsel hareketlilik planları için rehber ilkeler hazırlanacaktır.

Avrupa Birliği ulaştırma sektöründe yeni bir sürdürülebilirlik kültürünü hedefliyor

Sürdürülebilir ulaştırma, 2014-2020 döneminde AB ve Türkiye arasındaki yeni mali işbirliğinin en önemli önceliği olarak belirlenmiştir. Yol güvenliğinin arttırılması, kazaların önlenmesi, trafik tıkanıklıklarının, CO2 emisyonlarının ve hava kirliğinin azaltılması ve ulaştırma planlama süreçlerinin geliştirilmesi amacıyla Türkiye'ye yaklaşık yarım milyar Avro tutarında hibe tahsis edilmiştir. AB, insan odaklı ulaştırmanın geliştirilmesi ve ülke genelinde daha etkili bir ulaştırma planlaması yapılabilmesi için önümüzdeki yıllarda Türkiye ile birlikte çalışmaya devam edecektir. Demiryollarının geliştirilmesine yönelik projeler planlandığı şekilde devam edecektir. AB, İstanbul-Halkalı ve Bulgaristan sınırı-Kapıkule arasında yeni bir demiryolu bağlantısı yapılması amacıyla Türkiye ile birlikte çalışmaktadır. Kentler için sürdürülebilir hareketlilik planları geliştirilecek, bisiklet yolları ve yayalaştırma alanları yapılacaktır.

Devamını Oku ...

“Fikri Sermaye ve Girişimcilik” Konferansı Bildiri Çağrısı

Maltepe Üniversitesi 14-15 Nisan 2016 tarihlerinde Maltepe Üniversitesi’nde yapılacak olan “Fikri Sermaye ve Girişimcilik” konferansı için bildiri çağrısına çıkmış bulunmaktadır. Adresinizle birlikte yazdığınız kişisel ve panel önerilerinizi iletebilirsiniz.

Konular:
  • Fikri Sermaye
  • Girişimcilik
  • Fikri Mülkiyet
  • Başlamak
  • Bilgi Yönetimi
  • Girişimcilik ve Disiplinlerarası Düşünme
  • Girişimcilik Eğitimi
  • Diğer Fikri Sermaye ile İlgili konular
  • Diğer Girişimcilik ile İlgili konular

ile sınırlı değildir. 29 Şubat 2016 tarihine kadar scir@maltepe.edu.tr mail adresine yollanan özetler kabul edilecektir.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Devamını Oku ...

21 Ocak 2016 Perşembe

BM: Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğünde 2015 Yılı Raporu


Birleşmiş Milletler (BM) Barışçıl Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü Özel Raportörü Maina Kiai tarafından hazırlanan Barışçıl Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü Haklarına ilişkin yıllık rapor yayımlandı.

Konuya ilişkin tüm dünyada 2015'te meydana gelen önemli olayların, haber ve gelişmelerin yer aldığı, yıl sonu özeti niteliğindeki rapor hakkında detaylı bilgiye bu bağlantıdan erişebilir, raporun tamamını İngilizce olarak buradan okuyabilirsiniz



Devamını Oku ...

Marie Sklodowska Curie – Enerji Alanı Bilgi Günü Etkinliği

TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Atmosfer Teknoloji Transfer Ofisi işbirliğiyle 05 Şubat 2016, Cuma günü, Ufuk 2020 Bilgi Günü gerçekleştirilecektir.

“Marie Skłodowska-Curie Bireysel Araştırma Bursları” ve “Güvenilir, Temiz ve Verimli Enerji Alanı” 2016-2017 çağrılarının Türkiye Araştırma Alanı’nda (TARAL) duyurulması, programa başvuruların artırılması ve araştırmacıların sorularının yanıtlanması amacıyla düzenlenmekte olan Bilgi Günlerinden biri İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde, tüm araştırmacıların katılımına açık olarak gerçekleştirilecektir. Bilgi Günü’ne katılım ücretsiz olup mutlaka kayıt yaptırılması gerekmektedir.

Bilgi Günü kapsamında katılımcılara şu konularda bilgi sağlanacaktır:
  • Ufuk 2020 Programı genel bilgisi,
  • TÜBİTAK Horizon 2020 Destek ve Ödül Programları,
  • Araştırma kuruluşu personelinin akademi ve sanayi kuruluşları arasında değişimini destekleyen RISE Programı,
  • Doktora sonrası araştırmacıların uluslararası dolaşımını sağlayan IF Programı
  • Kariyerine yeni başlamış araştırmacıları eğitmeye yönelik ITN Programı,
  • Burs programlarına ek destek sunan COFUND Programı,
  • Güvenilir, Temiz ve Verimli Enerji Alanı 2016-2017 Çalışma Programı,

05 Şubat 2016 tarihinde 09:00 – 16:00 saatleri arasında,  İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Makine Mühendisliği Seminer Salonu’nda gerçekleştirilecek etkinliğe tüm araştırmacılarımız, araştırma/sanayi kuruluşu temsilcilerimiz davetlidir.

Etkinliğe kayıt yaptırmak için lütfen tıklayınız.

Etkinlik programına ulaşmak için tıklayınız.

Her türlü soru ve bilgi talebiniz için bizlerle ncpmobility@tubitak.gov.tr adresi aracılığı ile bağlantıya geçebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Devamını Oku ...

6 Aralık 2015 Pazar

Erasmus+ Programı Son Başvuru Tarihleri

Bilindiği üzere Avrupa Birliği’nin önemli proje destekleri sağladığı Erasmus+ Programı 2016 Teklif Çağrıları Avrupa Komisyonu ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından geçtiğimiz aylarda yayınlanmıştı.

Sözkonusu proje başvuruları sadece internet üzerinden, ülke merkezli olarak Türkiye Ulusal Ajansı’na veya doğrudan Avrupa Komisyonu’na bağlı Eğitim, İşitsel ve Görsel Kültür Yürütme Ajansı’na (EACEA) yapılabilmektedir.

Eğitim, öğretim, gençlik ve spor alanlarında sinerjileri ve karşılıklı etkileşimi teşvik etmek, yeni fikirler geliştirmek,  iş dünyasından ve sivil toplumdan yeni aktörler çekmek ve yeni işbirliklerini canlandırmak amacıyla teklif çağrısı ile duyurulan 3 Ana Eylem kapsamında sunulacak projeler için 2016 için son başvuru tarihleri, başvurunun yapılacağı kurumlara göre aşağıda sıralanmıştır:

ANA EYLEM 1 – Bireylerin Öğrenme Hareketliliği Ana Eylemi (KA1)

Başvurusu Ulusal Ajans’a Yapılabilecek Projeler

Gençlik Alanında Bireylerin Öğrenme Hareketliliği:

Gençlik Değişimleri (2 Şubat 2016)

Avrupa Gönüllü Hizmeti (26 Nisan 2016)

Gençlik Çalışanlarının Hareketliliği (4 Ekim 2016)

Eğitim-Öğretim Alanında Bireylerin Öğrenme Hareketliliği:

Okul Eğitimi/Mesleki Eğitim/Yükseköğretim/Yetişkin Eğitimi (2 Şubat 2016)

Başvurusu Eğitim, İşitsel ve Görsel Kültür Yürütme Ajansı’na (EACEA) Yapılabilecek Projeler

Erasmus Mundus Ortak Master Dereceleri (18 Şubat 2016)

Büyük Ölçekli AGH Etkinlikleri (1 Nisan 2016)

ANA EYLEM 2 – Stratejik Ortaklıklar (Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi İçin İşbirliği) (KA2)

Başvurusu Ulusal Ajans’a Yapılabilecek Projeler

Gençlik Alanında Stratejik Ortaklıklar (2 Şubat 2016, 26 Nisan 2016, 4 Ekim 2016)

Eğitim-Öğretim Alanında Stratejik Ortaklıklar:

Okul Eğitimi/Mesleki Eğitim/Yükseköğretim/Yetişkin Eğitimi (31 Mart 2016)

Başvurusu Eğitim, İşitsel ve Görsel Kültür Yürütme Ajansı’na (EACEA) Yapılabilecek Projeler

Sektörel Beceri Ortaklıkları (26 Şubat 2016)

Yükseköğretim Alanında Kapasite Geliştirme (10 Şubat 2016)

Gençlik Alanında Kapasite Geliştirme (2 Şubat 2016, 1 Temmuz 2016)

ANA EYLEM 3 –Politika Reformları İçin Destek (KA3)

Başvurusu Ulusal Ajans’a Yapılabilecek Projeler

Yapılandırılmış Diyalog (Gençler ve Gençlik Alanında Karar Alıcıların Toplantıları) (2 Şubat 2016, 26 Nisan 2016)

Başvurusu Eğitim, İşitsel ve Görsel Kültür Yürütme Ajansı’na (EACEA) Yapılabilecek Projeler

Sivil Toplum İşbirliği, ve Naric Çağrısı için henüz başvuru tarihleri açıklanmamıştır.

Geleceğe Yönelik Girişimler (20 Mart 2015)

Erasmus Üniversite Beyannamesi Başvurusu (2014-2020) (30 Nisan 2015)

Jean Monnet (Özel Eylem) (25 Şubat 2016)

Spor Alanında İşbirliği Ortaklıkları (Sadece 2015 Avrupa Spor Haftası ile İlgili) (21 Ocak 2016)

Kar Amacı Gütmeyen Spor Etkinlikleri (Sadece 2015 Avrupa Spor Haftası ile İlgili) (21 Ocak 2016)

Spor Alanında İşbirliği Ortaklıkları (12 Mayıs 2016)

Kar Amacı Gütmeyen Spor Etkinlikleri (12 Mayıs 2016)

Küçük İşbirliği Ortaklıkları (12 Mayıs 2016)

Yukarıdaki son başvuru tarihlerinin dağılımı dikkate alınarak kurum/kuruluşlar uzmanlık alanlarına ve konularına göre yılın değişik dönemlerinde proje başvurusu yapabileceklerdir. Ayrıca 2016 yılı Erasmus+ Program Rehberine buradan ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku ...

25 Kasım 2015 Çarşamba

AB-Türkiye Ortak Eylem Planı


Uluslararası toplum dayanışma, birliktelik ve etkin adımlar gerektiren benzeri görülmemiş bir kriz ile karşı karşıyadır. Üstesinden gelinmesi gereken zorluklar ortak olup, verilen yanıtın da koordineli olması gerekmektedir. Müzakereleri yürüten bir aday ülke olarak Türkiye ile AB, mevcut zorluklara birlikte göğüs germeye ve bu zorlukların üstesinden gelmeye kararlıdır. Bu Eylem Planı daha güçlü ve daha görünür bir Avrupa mesajını verecektir. İnsan onuru bizim ortak çabalarımızın tam merkezinde yer almaktadır.

Bu Eylem Planı, Suriye’deki durumun yol açtığı kriz karşısında, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyeti’nin koordineli çabalarla geçici koruma altındaki Suriyelileri destekleme ve göç yönetimi alanındaki işbirliğini arttırma konusunda vardığı uzlaşıyı yansıtmaktadır. Eylem Planı, 17 Mayıs’ta AB-Türkiye arasında gerçekleştirilen çalışma yemeği ile 23 Eylül 2015’te, AB’li liderlerin Türkiye ile diyaloğun her düzeyde güçlendirilmesi çağrısında bulunduğu, gayri resmi AB Devlet ve Hükümet Başkanları toplantısı sonrasında hazırlanmıştır. Eylem Planı, kitleler halinde göç ederek geçici korumaya ihtiyaç duyan kişilerin yönetimi konusunda Türkiye tarafından sarf edilen çabaların desteklenmesi amacıyla Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ivedilikle uygulamaya konulması gereken bir dizi ortak adımı tespit etmektedir.

Eylem Planı mevcut kriz ile üç yoldan baş etmeye çalışmaktadır: (a) Suriyelilerin kitlesel göçe yönelmesinin altında yatan nedenlerin ele alınması, (b) geçici koruma altındaki Suriyelilerin ve Türkiye’de onları ağırlayan toplulukların desteklenmesi (I. Bölüm) ve (c) AB’ye yönelen düzensiz göç hareketlerinin önlenmesi amacıyla işbirliğinin güçlendirilmesi (II. Bölüm). AB ve Türkiye, birlikte, külfet paylaşımı ruhu içinde krizle mücadele edecektir. Eylem Planı, Türkiye ve AB tarafından başta Vize Serbestisi Diyaloğu olmak üzere, diğer bağlamlarda yapılan taahhütlerle uyumludur ve bu taahhütleri daha da ileriye taşımaktadır. Planın her iki bölümünde de Türkiye ve AB tarafından eşzamanlı olarak uygulamaya konulacak adımlar tanımlanmaktadır.

AB-Türkiye üst düzey göç çalışma grubunun kurulması yoluyla, Eylem Planının uygulamasına Avrupa Komisyonu ve Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı ile Türk Hükümeti ortaklaşa yön verecek ve nezaret edecektir.

I. Bölüm: Geçici koruma altındaki Suriyelilerin ve onları ağırlayan Türk topluluklarının desteklenmesi

Türkiye’nin bugüne kadar benzeri görülmemiş ölçekte Suriye’den kaçarak topraklarına sığınan ve sayıları mütemadiyen artan kitlelere muazzam insani yardım ve destek sağlama çabaları takdire şayandır. Bu insanların sayısı halihazırda 2.2 milyonu aşmıştır. Türkiye şu ana kadar krizle baş edebilmek için kendi kaynaklarından 7 milyar Avro’yu aşkın bir tutar harcamıştır.

Eylem Planı’nın bu bölümünde iki taraf aşağıdaki adımları atma taahhüdünde bulunmaktadır:

AB tarafından öngörülen adımlar şunlardır:

  1. Türkiye’de bulunan geçici koruma altındaki Suriye’lilere bağlı olarak ortaya çıkan zorlukların aşılmasında destek olmak amacıyla, Türkiye’ye tahsis edilen ya da öngörülen IPA fonları dışında, sürdürülebilir şekilde ve ortaya çıkan ihtiyaçlar ölçüsünde, somut yeni fon imkanlarının harekete geçirilmesi. Fonlar mümkün olan en esnek ve hızlı şekilde, özellikle Suriye krizi için AB Güven Fonu vasıtasıyla harekete geçirilecektir. Bu fonların aktarılacağı öncelikli konular ve alanlar Türkiye’deki resmi makamlarla ortak şekilde belirlenecektir. Doğrudan insani yardım sağlayan adımlara öncelik verilecektir; hukuki, idari ve psikolojik destek; toplum merkezlerine destek; kendi kendini idame ettirebilme ve ekonomiye katılımın arttırılması ve Türkiye’de bulundukları süre boyunca sosyal içerilmelerinin sağlanması; her düzeyde eğitime erişimin arttırılması; bunların yanı sıra altyapı ve hizmetler gibi alanlarda ev sahibi toplulukları destekleyen çalışmalar.     
  2. 1. Paragraf kapsamında harekete geçirilecek fonların yanı sıra Türkiye’deki resmi makamlarla yakın işbirliği içerisinde, uzun süren mülteci krizi ile ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanmasını amaçlayan ikili işbirliği programlarına paralel ve tamamlayıcı olacak şekilde, dezavantajlı konumları dikkate alınmak suretiyle, en acil insani ihtiyaçların karşılanması için Türkiye’deki ilgili insani yardım örgütleri vasıtasıyla doğrudan ve ilkeler çerçevesinde insani yardımın sağlanması.  
  3. 1 ve 2. Paragraflarda ortaya konulan fonların etkili şekilde kullanılmasını sağlamak üzere AB kurumları ve Türkiye, programlama sürecinin temelini oluşturacak kapsamlı bir ortak ihtiyaç değerlendirmesi yapacaktır. Değerlendirme, insan akınının beraberinde getirdiği, başta altyapı olmak üzere, sorunlarla baş edilmesi için,  geçici koruma altındaki Suriyelilerin ve onlara ev sahipliği yapan topluluk ve illerin temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yeterli çalışmaların şekillendirilebilmesine imkan verecektir.    
  4. AB tarafından, Lübnan, Ürdün ve Irak’ın ev sahipliği yaptığı Suriyeli mültecilerin ve Suriye içerisinde yerlerinden edilen Suriyelilerin, Türkiye’ye yönelmelerine neden olan itici faktörlerin zayıflatılmasına da hizmet etmek üzere, bugüne kadar sağlanmış olan 4.2 milyar Avro ‘nun üzerindeki desteğin devam ettirilmesi.  
  5. Üye Devletler ve AB’nin mevcut yeniden yerleştirme plan ve programlarına destek verilmesi.

Türkiye tarafından öngörülen adımlar:
  1. Konuya ilişkin ikincil mevzuatın kabul edilmesi ve ilgili tüm taraflar nezdinde bu mevzuatın içeriğine dair farkındalık yaratılması yoluyla, yabancılar ve uluslararası koruma kanununun etkin biçimde uygulanmasına devam edilmesi ve uygulamanın geliştirilmesi.
  2. Daha güçlü bir göç yönetimi sistemi ve stratejisinin geliştirilebilmesi amacıyla, göçmenlerin zorunlu olarak kayıt altına alınması ve kendilerine ilgili belgelerin verilmesine devam edilmesi.
  3. Geçici koruma altındaki Suriyelilerin Türkiye’de bulundukları süre boyunca ilkokul öğrencilerinin eğitimi ve sağlık hizmetleri gibi kamu hizmetlerine erişimlerinin ve ekonomiye katılımlarını sağlamayı amaçlayan politika, mevzuat ve programların kabul edilmesi ve uygulanmasına devam edilmesi.
  4. Dezavantajlı konumdaki kimselerin tespit edilmesi ve gerekli desteğin sağlanmasına devam edilmesi.

II. Bölüm: Düzensiz göçün önlenmesi amacıyla işbirliğinin güçlendirilmesi

Eylem Planının bu bölümünde tedbirler vize serbestisi diyalogu, vize yol haritası ve AB-Türkiye geri kabul anlaşmasının hükümleri üzerine inşa edilecektir. Bu itibarla taraflar, aşağıdaki adımları atmayı taahhüt eder:

AB tarafından öngörülen adımlar şunlardır:

Her iki tarafın da üzerinde mutabık kalacağı şekilde, Türkiye’ye sığınmak isteyen kişilerin düzensiz [bir şekilde ülkeden] ayrılmaları halinde ortaya çıkabilecek riskler ve Avrupa Birliği veya başka ülkelere, düzenli bir şekilde giriş yapmaları halinde kendilerine sağlanabilecek imkânlar ve uygulanacak prosedürler hakkında daha iyi bilgilendirmek.
  1. Başta Sahil Güvenlik Komutanlığı ve diğer makamların devriye ve izleme kapasitelerinin güçlendirilmesi olmak üzere, Türkiye’nin göçmen kaçakçılığı ile mücadele kapasitesini daha da desteklemek.
  2. Topluma yeniden entegrasyon tedbirleri de dahil olmak üzere,  düzensiz göçmenlerin menşei ülkelere geri gönderilmesini amaçlayan operasyonların düzenlenmesinde AB üyesi devletler ile Türkiye arasındaki işbirliğini desteklemek. 
  3. “İpek Yolu Göç Ortaklığı”nın uygulanması çerçevesinde düzensiz göçün önlenmesi, göçmen kaçakçılığıyla mücadele ve göç yönetiminin iyileştirilmesi konularında ilgili ülkelerdeki makamlar arasında diyalog ve işbirliğini geliştirmek.
  4. Türkiye’ye atanacak bir FRONTEX irtibat görevlisi aracılığıyla; AB tarafından hâlihazırda Türkiye’ye gönderilmiş olan irtibat görevlileri ile işbirliği yapılarak ve FRONTEX’e Türkiye tarafından yapılacak bir irtibat görevlisi atamasını memnuniyetle karşılayarak AB’nin kaçakçılık ağlarıyla mücadelede Türkiye ile bilgi alışverişi yapma kapasitesini geliştirmek.
  5. Başta kapasiteyi geliştirerek ve AB-Türkiye vize diyalogu doğrultusunda iyi işleyen bir iltica, göç, vize ve entegre sınır yönetimi sistemi oluşturarak Türkiye’nin Vize Serbestisi Diyalogu kapsamındaki gereklilikleri karşılamasına destek vermek amacıyla mali desteği arttırmak.

Türkiye tarafından öngörülen adımlar şunlardır:
  1. AB üyesi devletlerle işbirliğini de arttırarak, özellikle gözetim ekipmanlarının daha iyi hale getirilmesi, devriye faaliyetleri ve arama-kurtara kapasitesinin arttırılması yoluyla Sahil Güvenlik Komutanlığının önleme kapasitesinin daha da güçlendirmek.
  2. Ortak kara sınırlarında düzensiz göç hareketlerinin önlenmesi maksadıyla, Mayıs 2015’te imzalanan ve Kaptan Andreevo’da ortak bir merkez kurulmasını [öngören] üçlü anlaşmayı etkin bir şekilde uygulayarak Bulgar ve Yunan makamlarıyla işbirliğini arttırmak.
  3. Uluslararası korumaya ihtiyacı olmayan ve mevcut ikili geri kabul anlaşmaları uyarınca, Türk topraklarından gelirken durdurulan düzensiz göçmenlerin pürüzsüz bir şekilde geri kabul edilebilmesini teminen işbirliğini arttırmak ve süreci hızlandırmak.
  4. Sığınma başvuruları olumlu neticelenenlerin gecikmeye mahal verilmeksizin mülteci statüsüne kavuşabilmesi amacıyla, başlatılan iltica süreçlerinin[1] tamamlandığından emin olmak.
  5. Başta hem Türkiye hem de AB açısından önemli birer yasadışı göç kaynağı teşkil eden ülkeler karşısında olmak üzere, Türk vize politikası, mevzuatı ve idari kapasitesini Vize Yol Haritası gerekleri doğrultusunda giderek uyumlaştırmak. 
  6. Türk kolluk kuvvetleri ile AB’li muhatapları ve AB kurumları arasındaki operasyonel işbirliğinin arttırılması yoluyla, göçmen kaçakçılığına karışmış suç örgütlerine karşı ve bu örgütlerin çökertilmesine yönelik mücadeleyi idame ettirmek ve daha da geliştirmek. Bu adım, bireylere ilişkin bilgilerin paylaşılmasını kolaylaştırılacak kuralların güçlendirilmesini de içerecektir.
  7. AB ve Birlik üyesi devletlerle bilgi paylaşımını yoğunlaştırmak. Özellikle göçmen kaçakçılığı ağlarıyla mücadeleyi yoğunlaştırmak ve sahte seyahat belgeleriyle göçmenlerin gerçek kimliklerinin tespitini hızlandırmak amacıyla, Türkiye’de yerleşik üye devlet irtibat görevlileriyle yakın çalışmalar yapmak.
  8. Çalışma düzenlemesinin (working arrangement) uygulanması yoluyla, başta bilgi paylaşımı konusu olmak üzere, FRONTEX’le olan işbirliğini daha da yoğunlaştırmak.
  9. Europol’e bir irtibat görevlisi atamak.

[1]Türkiye coğrafi kısıtlamayla, Mültecilerin Statüsüne ilişkin 1951 Cenevre Sözleşmesine taraftır.

Devamını Oku ...

Türkiye için 3 Milyar € Tutarında Mülteci Fonu

Avrupa Birliği Konseyi, sorumluluk paylaşımı, karşılıklı taahhütler ve bunların uygulamaya geçirilmesine dayalı kapsamlı bir işbirliği gündeminin bir parçası olarak 15 Ekim’de Türkiye ile Ortak eylem Planı hazırlanmasını memnuniyetle karşılamıştır. Avrupa Birliği Konseyi aynı zamanda, bir dizi alanda Türkiye ile siyasi ve mali çalışmalarını hızlandırma kararı almıştır. AB-Türkiye Ortak Eylem Planı’nda öngörüldüğü gibi AB, Tükiye içerisinde doğrudan ve sürekli insani yardım sağlama taahhüdünde bulunmuştur. AB, Türkiye’de bulunan geçici koruma altındaki Suriyelilere bağlı olarak ortaya çıkan zorlukların aşılmasında destek olmak amacıyla ciddi boyutlarda yeni bir mali kaynak sunacaktır. Bu amaçla Avrupa Komisyonu, geçici koruma altındaki Suriyelilere ve Türkiye’de ev sahipliği yapan topluluklara etkin ve tamamlayıcı özellikte destek vermek üzere finanse edilen faaliyetlerin koordinasyonu ve düzene konulması amacıyla Türkiye için Mülteci Fonu adı altında yasal bir çerçeve oluşturmaktadır. Söz konusu fonlar mümkün olan en esnek ve hızlı şekilde sağlanacak, ve Türkiye-AB işbirliği çerçevesinde yük paylaşımı esasına uygun olarak ulusal ve yerel makamlara destek olacaktır.           

Avrupa Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans şunları söyledi: “Mülteci kriziyle baş edilmesinde Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ve Türkiye’nin de Avrupa Birliği ile işbirliğine hız vermesi gerektiği gayet açıktır. Birlikte çalışarak göç dalgalarını düzenleyecek ve düzensiz göçün ortadan kaldırılmasına yardımcı olacak Ortak Eylem Planını uygulamamız gerekmektedir. Bu çerçevede Türkiye Mülteci Fonu’nun oluşturulması niyetimizi somut eyleme dönüştürmektedir. Bu fon Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin günlük yaşantıları ve sosyo-ekonomik durumlarının iyileştirilmesine destek vermeyi amaçlamaktadır.” 

Türkiye Mülteci Fonu, AB Konseyi’nin Türkiye’yi desteklemek üzere yaptığı önemli ilave fon çağrısına verilen bir yanıttır. Bu Fon AB Konseyi’nin 12 Kasım 2015 tarihinde Valletta’da, Avrupa Parlamentosu Başkanının da katılımıyla, gerçekleştirilen gayri resmi toplantısında ele alınmıştır. Avrupa Parlamentosu ile tam işbirliği içerisinde kurulan bu Fon bir koordinasyon mekanizması görevini görecek olup, mültecilerle ev sahibi toplumların ihtiyaçlarının kapsamlı ve koordineli bir şekilde karşılanmasını amaçlamaktadır. Türkiye Mülteci Fonu toplam 3 milyar Avro’luk bir tutarın koordinasyonundan sorumlu olacaktır. Söz konusu Fon kapsamında 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren hibeler ve diğer mali destekler sağlanacaktır. 

Yardımların koordinasyonu, birbirini tamamlaması ve etkinliğinin sağlanması amacıyla Fon’un Yönlendirme Komitesi stratejik yönlendirmede bulunacak ve muhtelif faaliyetlerin hangi mali araçla ve ne kadarlık bir meblağ ile finanse edileceğine karar verecektir. Yönlendirme Komitesi danışman vasfında bulunan Türkiye ve Üye Devlet temsilcilerinden oluşacaktır. 

Önbilgi

Coğrafi konumu Türkiye’yi göçmenler açısından önemli bir kabul ve geçiş merkezi haline getirmektedir. Ülke şu an itibariyle iki milyondan fazla ilticacı ve mülteciye ev sahipliği yapmakta olup bu sayı, dünyadaki en kalabalık mülteci ve ilticacı sayısına tekabül etmektedir.

Sığınma arayan insan sayısındaki sürekli artışla birlikte eşi benzeri görülmemiş bu akın karşısında Türkiye, sağladığı insani yardım ve desteklerle takdire şayan çabalar sarf etmektedir. Ülke bu kapsamda bugüne kadar kendi kaynaklarından 7 milyon Avrodan fazla harcamıştır. 

25 Ekim günü Avrupa Komisyonu göçmen krizinin üstesinden gelebilmek maksadıyla, göç yönetimi sahasında varolan işbirliklerini koordineli bir şekilde hızlandırmak amacıyla Türkiye ile bir Ortak Eylem Planı üzerinde anlaşmaya varmıştır.

Bu anlaşma, 15 Ekim günü düzenlenen Avrupa Birliği Konsey toplantısında 28 Üye devletin devlet ve hükumet başkanlarınca onanmış olup liderler, Ortak Eylem Planını memnuniyetle karşılamıştır

Bahsedilen Eylem Planı, ortak sınamalar ve zorlukları birlikte ve uyumlu bir şekilde göğüslemek amacıyla ve Türkiye’nin, ülkedeki korunmaya muhtaç kalabalığı yönetmede sarf ettiği çabaları tamamlar şekilde– Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından acilen atılacak bir dizi ortak adımı tespit etmektedir. Bununla birlikte kurumları ve üyesi olan devletlerle birlikte Avrupa Birliği, ülkeye ciddi ölçekte mali destek sağlayarak, vize serbestisi yol haritası [kapsamındaki çalışmaları] hızlandırarak ve katılım müzakerelerini canlandırarak Türkiye ile olan siyasi angajmanı da arttırmaya karar vermiştir. 

Daha fazla bilgi için:






IP/15/6162

Basın irtibat:
Margaritis SCHINAS (+ 32 2 296 05 24)
Mina ANDREEVA (+32 2 299 13 82)
Natasha BERTAUD (+32 2 296 74 56)
General public inquiries: Europe Direct by phone 00 800 67 89 10 11 or by email


Devamını Oku ...

Avrupa KOBİ Yıllık Raporu


Avrupa Komisyonu tarafından her yıl Avrupa Küçük İşletmeler Yasası Prensiplerinin AB ülkelerinde uygulanmasına ilişkin ilerlemelerin değerlendirildiği “Avrupa KOBİ Yıllık Raporu” 19 Kasım 2015 tarihinde yayımlandı.

Rapor esasen iki ana kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda Avrupa KOBİ’lerinin yıllık durumlarının ele alındığı kısım ve ikinci kısım ise Avrupa Küçük İşletmeler Yasası bağlamında ülkelerin mevcut durumunun ele alındığı kısımdır.

Ülkemiz açısından değerlendirildiğinde finansal olmayan ekonomide KOBİ’lerin payının  %99,8 dolaylarında seyrettiği,KOBİ’lerde istihdam oranını %75,5 olduğu ve KOBİ’lerin finansal olmayan ekonominin %53,9’una denk gelen 86 Milyar Avro katma değer yarattıkları görülmektedir.

Rapora erişmek için lütfen tıklayınız.

Rapora ilişkin detay bilgi için lütfen tıklayınız.

Türkiye’nin Avrupa Küçük İşletmeler Yasası Prensiperindeki durumuna ilişkin detay bilgi için lütfen tıklayınız.

Devamını Oku ...

21 Kasım 2015 Cumartesi

Türkiye Eğitim Sisteminde Ayrımcılık Raporu

Tarih Vakfı ve Uluslararası Azınlık Hakları Grubu (MRG) ortaklığında Avrupa Birliği’nin mali desteğiyle yürütülen “Türkiye’de Eğitim Sisteminde Eşitliğin İzlenmesi” adlı proje kapsamında hazırlanan, “Türkiye Eğitim Sisteminde Renk, Etnik Köken, Dil, Din ve İnanç Temelli Ayrımcılık” raporu kamuoyuyla paylaşıldı.

Projenin alan araştırması ve izleme ağı bileşenlerinin derlediği verilere dayanılarak hazırlanan rapor, 2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Türkiye’de resmi eğitim sisteminde renk, etnik köken, dil, din ve inanç temelli ne tür ayrımcılıkların var olduğunu ortaya koydu. Projenin sonuçlarının yakın zamanda Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulması planlanıyor .

Raporua Tarih Vakfı web sayfasında ulaşmak için tıklayınız
Devamını Oku ...

3 Kasım 2015 Salı

AB'den STK'lar ile Ortaklaşmak için Yeni bir Olanak: ENNA Online Veritabanı


Uluslararası bir şemsiye kuruluş olan ENNA (Ulusal Sivil Toplum Dernekleri Avrupa Ağı) ve ENNA’nın Sloven üyesi CNVOS (STK'lar için Bilişim Hizmeti, İşbirliği ve Kalkınma Merkezi), sivil toplum kuruluşlarının Avrupa genelinde proje ortakları bulmalarına veya uluslararası işbirlikleri oluşturmalarına yardımcı olmak amacıyla online bir STK veritabanı geliştirdi.

Bu portal ile STK’lar, çalışma alanları ve iletişim bilgilerini girerek oluşturdukları profil ile geniş bir potansiyel ortak çemberini, kendi çalışmaları hakkında bilgilendirme imkanına sahip oluyor. Veritabanı hakkında detaylı bilgiye ENNA’nın web sitesinden ulaşabilir, veri tabanında kuruluşunuzun profilini oluşturarak kaydını yapmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Devamını Oku ...

2016 Yılı Erasmus+ Program Rehberi

2016 Yılı Erasmus+ Program Rehberi yayınlandı.

Rehbere ulaşmak için tıklayınız.
Devamını Oku ...

Türkiye İnovasyon Haftası Başlıyor


Türkiye İhracatçılar Meclisi, inovasyonun önemini anlatmak ve inovatif çalışmaları desteklemek için Türkiye İnovasyon Haftası’nı başlatıyor.Türkiye İnovasyon Haftası’nda dünyada ve Türkiye’de fark yaratan uluslararası profesyonelleri, sanayicileri, akademisyenleri ve üniversite öğrencilerini İstanbul’da bir araya getirerek; inovasyon odaklı konferans, sergi ve atölye çalışmaları ile dünya çapında bir etkinlik gerçekleştirmek hedeflenmektedir.

Konferans ve Paneller:

İnovasyon, Tasarım, Bilim, Teknoloji, Kent, Marketing, AR-GE, Eğitim, İş Dünyası ve Enerji konularında dünyaca ünlü liderler, CEO’lar, uzmanlar ve akademisyenler 3 gün süresince konferans ve paneller de bir araya geliyor.

Tasarım Yarışmaları Sergileri

Tüm Türkiye’de gerçekleştirilen 17 tasarım yarışmasından seçilen ödüllü tasarımlar İnovasyon haftası ziyaretçileri ile buluşacak.

Tasarım yarışmaları ile amacımız; Türkiye’deki başarılı tasarımcılarla üretici firmaları buluşturmak, sektörleri çok iyi tasarımlarla beslemek, sektörlerle ilgili eğitim gören öğrencilerin tasarım yönlerinin gelişmesini ve tasarıma bakışlarını geliştirmeyi sağlamak, ihraç edilebilir nitelikteki ürünlerin ortaya çıkarılmasını sağlamak, ihracatta rekabet sağlayıcı çözümler üretmek, sektörlerin rekabet gücünü artırmak, sektörlerin gelişimine katkıda bulunmak, çevreyi daha fazla korumak, işlevselliği ön plana çıkarmak ve gelecekte söz sahibi olabilecek ürünlerin geliştirilmesine öncü olmaktır.

8 Moda Tasarım Yarışması/EİB

6 Mobilya Tasarım Yarışması/OAİB

5 Mücevher Tasarım Yarışması/İMMİB

3 Ev Tekstili Tasarım Yarışması/UİB

2 Türkiye Otomotiv Sektöründe Tasarım Yarışması/UİB

2 Karton Ambalaj, Kutu ve Stand Tasarım Yarışması/İİB

3 Deri Tasarım ve Üretim Yarışması/EİB

2 Doğaltaş Tasarım Yarışması/İMMİB

2 Ulusal Gemi ve Yat Tasarım Yarışması/İİB

21 Koza Genç Moda Tasarım Yarışması/İTKİB

9 Endüstriyel Tasarım Yarışması/İMMİB

8 Endüstriyel Tasarım Yarışması/ İMMİB

7 Halı Tasarım Yarışması/İTKİB

8 İTHİB Kumaş Tasarım Yarışması/İTKİB

1 Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması/AKİB

4 Halı Desen Tasarım Yarışması/GAİB

2 Ev ve Plaj Giyimi Tasarım Yarışması/DENİB

AR-GE Proje Pazarı Sergileri

Tüm Türkiye’de İhracatımızda katma değerin arttırılması, yeni teknoloji ve üretim metotlarının üretim süreçlerine kazandırılması, üniversite-sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen AR-GE Proje pazarı yarışmalarından seçilen ödüllü projeler Türkiye İnovasyon Haftası boyunca sergilenecektir.

2 TET AR-GE Proje Pazarı/İMMİB

5 Tekstil ve Konfeksiyon AR-GE Proje Pazarı/UİB

2 Türkiye Otomotiv Sektöründe AR-GE Proje Pazarı/UİB

1 Mobilya AR-GE Proje Pazarı/AKİB

2 Metalik Fikirler AR-GE Proje Pazarı/İMMİB

3 Kimya AR-GE Proje Pazarı/İMMİB

2 Uluslararası Gıda AR-GE Proje Pazarı/EİB

2 Makine ve Aksamları İmalat Teknolojileri AR-GE Proje Pazarı/OAİB

Üniversitelerin Proje Sergileri

Türkiye İnovasyon Haftası’nın en dinamik katılımcıları üniversiteler olacaktır. 168 üniversiteden seçilen projeler karma bir sergi olarak etkinlikte yer alacaktır.

Workshoplar ve Eğitimler

Türkiye İnovasyon Haftası süresince ana programla eş zamanlı yürütülecek tasarım, AR-GE, teknoloji, girişimcilik,marketing ve patent konularında workshoplar ve eğitimler düzenlenecektir.

Detaylı bilgi ve kayıt için tıklayınız.
Devamını Oku ...

30 Eylül 2015 Çarşamba

20 Sektöre Faizsiz Kredi


Yatırım, istihdam ve ihracatı artıracak yeni teşvik modeli kapıda. Tekstil, konfeksiyon, mobilya ve ev aletleri gibi 20 farklı sektörde il bazlı firmaları kapsayacak modele geçilecek. Yeni sistemde, gittiği şehirde üretimi ve istihdamı artıran firmalara faizsiz kredi desteği verilmesine yönelik çalışmalara başlandığı öğrenildi.

Türkiye'de bölgesel bazlı yatırım teşvik modelinin ardından, yeni bir teşvik modeli daha hazırlanıyor. Ekonomi Bakanlığı'nın hazırlıklarına başladığı çalışmaya göre, il bazında teşvik geliştirilerek, yaptığı yatırım sayesinde üretim ve istihdam oluşturan firmalara yönelik bir modellemeye geçilecek. İlk etapta 20 sektörle başlayacak teşvik sayesinde, üretim ve istihdamı artıran firmalara sıfır faizli kredi uygulaması üzerinde çalışıldığı öğrenildi. İhracata dayalı büyümenin özel sektör eliyle sağlanması için geliştirilecek yeni teşvik ve destekleme ile ilgili olarak bürokratlar, “Devlet kamu yatırımlarını artırabilir. Ama onu bir kez yapabilir. İlla ki özel sektör ihracata dayalı büyüme olmalı” değerlendirmesi yapıyor. Geliştirilen yeni teşvik ve destekleme cari açık üzerine de olumlu yansıyacağına işaret edilirken, ciddi istihdam sağlayan konfeksiyon ve tekstil sektörleri için yeni destekleme sistemi kurgulanacağı öğrenildi. Türkiye'yi önümüzdeki dönem yatırım teşviklerde yeni modellemeye geçirecek çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda saraciye, el aletleri, elektrik-elektronik aletler, duvar kağıdı, mobilya, ayakkabı, güvenlik camı, porselen gibi ürünlerde teşvik ve destek paketleri geliştirilecek.

İTHALATIN YÜZDE 80'İ İHRACATLA KARŞILANACAK

Çalışmaları sürdürülen yeni teşvik modellemesi ile ihracatın ithalatı karşılama oranlarının da ciddi şekilde yükseleceği belirtiliyor. Geliştirilen yeni teşvik ve desteklemenin cari açık üzerine de olumlu yansıyacağını, bu kapsamda ihracatın ithalatı karşılama oranlarında tarihi zirvelerin olacağını dile getiren yetkililer, “Önümüzdeki dönem yılsonunda net rakamların üzerine serbest bölgeler ve bavul ticareti eklendiğinde ihracatın ithalatı karşılama oranlarında yüzde 80'leri görebileceğiz. Bunun içerisine hizmet ihracatı eklendiğinde Türkiye dış ticarette denge ışığını görecek” değerlendirmesi yaptılar.

8 milyar $ ithalat önlenecek

Ekonomi Bakanlığı, başlattığı çalışmalar kapsamında 40 milyar dolarlık ithalatı masaya yatırdı. Bu miktarın, ithalata yönelik tedbirlerde iç üretimde herhangi bir olumsuzluğa yol açmayacağı belirlendi. Böylelikle, sağlanacak teşviklerle ithalatın ilk etapta 8 milyar dolar düşürülebileceği tespit edildi. İhracata dayalı büyümenin özel sektör eliyle sağlanmasına yönelik, yeni teşvik ve desteklemelere ilişkin bürokratlar, “Devlet kamu yatırımlarını artırabilir, ancak onu bir kez yapabilir. İlla ki özel sektör ihracata dayalı büyüme olmalı” dedi.

Firmalara teşvik dönemi

Ekonomi Bakanlığı'nın hazırlıklarına başladığı çalışma kapsamında, il bazında teşvik geliştirilerek firmaları kapsayacak bir modellemeye geçilecek. İllerde üretim ve istihdamı artıracak yatırımlar teşvik kapsamında desteklenecek. Çalışma kapsamında, illerde istihdamı ve üretimi geliştirerek, o kente katma değer getiren firmaların, talep edeceği krediler için sıfır faiz uygulaması üzerinde çalışma başlatıldığı öğrenildi.

Tekstilden mobilyaya 20 sektör

Yeni model kapsamında, bürokratlar, istihdamı ve üretimi artıran 20 sektöre yönelik çalışma başlatıldığını açıkladı. Böylelikle, Türkiye'nin 'yüz akı' ve ciddi istihdam sağlayan konfeksiyon ve tekstil sektörleri ile saraciye, el aletleri, elektrik-elektronik aletler, duvar kağıdı, mobilya, ayakkabı, güvenlik camı, porselen gibi ürünlerde desteklemelerin daha da geliştirileceği belirtildi. Desteklerde kredi maliyetinin, bütçeden de karşılanabileceği ve bütçede kayba yol açmayabileceği belirtiliyor.

Devamını Oku ...

29 Eylül 2015 Salı

170 Milyon Liralık Destek Ödemesi


Süt üreticisine 170 milyon liralık destek ödemesi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 331 bin süt üreticisine 170 milyon lira destekleme ödemesi yapacak. Ödemeler, 30 Eylül tarihi itibariyle üreticilerin hesaplarına aktarılacak.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi:

“Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2015 yılı ikinci dönemine ait (Nisan, Mayıs, Haziran) çiğ süt primi ödemeleri kapsamında 331 bin süt üreticisine 170 milyon TL destekleme ödemesi yapacak. Bakanlık buna göre; Soğutulmamış süt için litre başına 3 kuruş, soğutulmuş süt için 7 kuruş, koyun, keçi ve manda sütü için 20 kuruş pirim ödeyecek. Ödemeler, 30 Eylül 2015 tarihi itibariyle üreticilerin hesaplarında olacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Devamını Oku ...

Trabzon İstihdam Fuarı


Trabzon İstihdam Fuarında İş ve Staj İmkanı

Trabzon Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü organizatörlüğünde 01-02 Ekim 2015 tarihlerinde “Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kongre Merkezi’nde üniversiteler ve diğer kurum ve kuruluşların ortak/destekçi olduğu 4. Trabzon İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı” düzenlenecektir.
Geçtiğimiz yıl 7-8 Kasım 2014 tarihlerinde üçüncüsü düzenlenen “Trabzon İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’na 10 bine yakın ziyaretçi, 100 e yakın firma katılmıştır. Etkinlik süresince 4 bine yakın iş/staj başvurusu alınmıştır. Bu yıl düzenlenecek olan “4. Trabzon İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’na en az 10 bin ziyaretçinin gelmesi beklenmektedir.

100’e yakın firmanın binlerce iş/staj talebiyle katılacağı bu büyük organizasyon ile ilimizdeki işgücü arzı ile işgücü talebinin bir araya getirilerek mesleki eğitim, istihdam, girişimcilik ve insan kaynakları konularında taraflar arasında işbirliğinin kalıcı ve kurumsal hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Temel amacımız, nitelikli iş arayanlarımıza/gençlerimize işgücü piyasası ile ilgili bilgileri aktarmak, çalışma hayatına hazırlamak, çalışabilecekleri işyerleri konusunda bilgi sağlamak ve rehberlik etmek, staj, gönüllü çalışma, part -time çalışma ve mezuniyet sonrası istihdam imkanları hakkında bilgilendirmektir.

Fuara katılacak firmaların sektöre göre açık iş/staj taleplerine göre gruplandırma yapıldığında; 
Bilgi İşlem 45, Elektrik Dağıtım 18, Emlak/Gayrimenkul 10, Finans/Sigorta 10, Gıda/Perakende 98, İdari ve Destek Hizmet Faaliyetleri 55, İmalat 187, Sağlık ve Sosyal Hizmetler 55, İnşaat 63, Konaklama ve Yiyecek Hizmetleri 139, Madencilik ve Taş Ocakçılığı 60, Mesleki, Bilimsel ve Teknik Faaliyetler 136, Toptan ve Perakende Ticaret 183, Ulaştırma ve Depolama 147 olmak üzere toplam 1.206 kişiye iş/staj imkanı sunulacaktır.

İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’nda iş/staj başvurularının yanında alanında uzman ve Türkiye’de tanınan panelistler/konuşmacılar seminer verecektir. Davetli konuşmacıların, bilgi birikimlerini öğrencilere/işsiz vatandaşlara aktararak kariyer yolculuğunda bir farkındalık oluşturması hedeflenmektedir. Eğitimci/Yazar Ahmet Şerif İzgören, Kariyer.net ten Etkili Özgeçmiş Oluşturma ve Mülakat Teknikleri konusunda Semih Gümüş, Oyuncu /Kişisel Gelişim Uzmanı Mehmet Auf iki günlük etkinlik süresince konferans/seminer verecektir.

İş arayan ve işvereni aynı platformda buluşturarak daha nitelikli işgücünün istihdama katılımını sağlayacak ve tamamen ücretsiz olan bu etkinliğin bölge için büyük önem taşıdığı muhakkaktır. Gerek iş arayanların, gerek öğrencilerin fuara katılım konusunda göstereceği ilgi Trabzon’un istihdam ve işsizlik sorununa yardımcı olacaktır.
Devamını Oku ...

AB Turizm İstatistikleri


Dünya Turizm Günü kapsamında 2014 yılı AB turizm istatistikleri açıklandı.

AB vatandaşları tarafından AB dışındaki ülkelere gerçekleştirilen seyahatler en çok ABD (%14,1) ve Türkiye’ye (%11,6) gerçekleştirilmekte.

Tüm seyahatleri içinde Türkiye’de en çok geceleyen turistler sırasıyla Bulgaristan, Almanya, Avusturya, Hollanda, Belçika ve Polonya’dır.

Ayrıntılı bilgi ve tam metin için tıklayınız.
Devamını Oku ...

15 Eylül 2015 Salı

TÜBİTAK Tersine Beyin Göçü Çalışmaları

Naturejobs tarafından tüm ülkelerden TÜBİTAK eşdeğeri kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri, Ar-Ge faaliyetlerinde bulunan sanayi kuruluşları ile farklı deneyim seviyelerinden araştırmacıların bir araya getirilmesi amacıyla düzenlenen Naturejobs 2015 Londra Kariyer Fuarı’nda, TÜBİTAK bir tanıtım masası açıyor.

TÜBİTAK masasını ziyaret eden katılımcılar Türkiye Araştırma Alanı (TARAL) hakkında son gelişmeler ile yurda dönüş kapsamında faydalanılabilecek ulusal ve uluslararası fon fırsatları hakkında Ufuk 2020 Programı Avrupa Araştırma Konseyi (Europe Research Council-ERC) ve Marie Sklodowska Curie Alanı (MSCA) Uzman ve Ulusal İrtibat Noktaları tarafından bilgilendirilecekler. Katılımcılar, gün boyunca birebir görüşmeler ve sunumlar sayesinde programlar hakkında detaylı bilgi edinme fırsatı bulabilecekler.

Fuarda gerçekleştirilen 12 çalıştaydan birisi de TÜBİTAK tarafından  düzenleniyor. “Research Destination Turkey Workshop: Funding Opportunities for Brain Circulation and Research Career Development” başlığı ile gerçekleştirilecek olan Çalıştayda, Ufuk 2020 ERC Programı kapsamında tam veya yarı zamanlı olarak Türkiye’de gerçekleştirilebilecek olan büyük bütçeli öncül araştırma olanakları; Ufuk 2020 MSCA kapsamında deneyimli araştırmacıların Türkiye’ye geri dönüşü ve Türkiye’den İngiltere’ye araştırma amaçlı gidiş olanakları ile ilgili Bireysel Burslar; İngiltere ve Türkiye arasında araştırma işbirliklerini arttırma amacıyla oluşturulan Katip-Çelebi Newton Fonu ve TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı tarafından sunulan burslar hakkında bilgi verilecek. Ek olarak, TÜBİTAK Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığı tarafından yeni oluşturulan Ufuk 2020 ERC ve MSCA Programlarına katılımı artırmaya yönelik özel destek ve teşvik mekanizmaları hakkında katılımcılar bilgilendirilecek.

Londra’da gerçekleştirilecek Fuar’ın adres bilgisine ulaşmak için tıklayınız.

Etkinliğe katılım ücretsizdir, kayıt yaptırılması gerekmektedir. Kayıt olmak için tıklayınız.

Etkinlik ile ilgili sorular için  destinationturkey@tubitak.gov.tr adresi ile irtibata geçilebilir. Ayrıca MSCA ve ERC Programları ile ilgili ayrıntılı bilgi için www.h2020.org.tr adresi ziyaret edilebilir.

Devamını Oku ...
Designed By KaiZen